Perde Arkası · Designer

Logosu olmayan markalar

Mahallenin terzisi, köşedeki kahveci: insanlar onları bir cümleyle anlatır. Tasarımcı Berkay Çınar ile kimliğin sözlü hâlini, logo tasarımına nasıl brif verileceğini ve markanın sesinin ekrana nasıl taşındığını konuştuk.

YazarBerkay Çınar · UI/UX & Interaction Designer SektörHizmet Okuma6 dakika Yayın Güncelleme
Logosu olmayan markalar
Görsel: Valent Mag Fotoğraf Masası

01Önce cümle

Tasarım masası.

Logosu olmayan marka olur mu?

Olur. Mahallenin terzisi, köşedeki kahveci, yıllardır aynı yerde duran bir tamirci. Çoğunun logosu yok ya da kimse logosunu hatırlamıyor. Ama insanlar onları bir cümleyle tanıyor: “Kumaşı kesmeden önce mutlaka prova yapan terzi.” “Kahveni sormadan hatırlayan kahveci.”

Bu cümle, markanın en güçlü kimliği. Tasarımcının işi de çoğu zaman yeni bir şey icat etmek değil; o cümleyi bulup görsele, renge, tipografiye ve dijital deneyime çevirmek.

Bir marka kimliği projesine nasıl başlıyorsunuz?

Logodan değil, insanlardan. İşletme sahibiyle, çalışanlarla ve mümkünse birkaç müşteriyle konuşuyorum. Herkese benzer sorular soruyorum: Bu işletmeyi bir arkadaşınıza nasıl anlatırsınız? Neden buraya geliyorsunuz? Burayı başka bir yerden ayıran ne?

Cevaplar arasında tekrar eden kelimeler ve hisler ortaya çıkıyor. Bu tekrarlar, kimliğin iskeletini oluşturuyor. Logoyu ancak bu iskelet netleştikten sonra çizmeye başlıyorum.

Müşteriye ilk sorunuz?

“Müşterileriniz sizi arkadaşlarına nasıl anlatıyor?” Cevap çoğu zaman logodan daha değerli bir brif. İşletme sahipleri genellikle kendilerini nasıl görmek istediklerini anlatır; müşteriler ise gerçekte nasıl göründüklerini. Bu iki anlatım arasındaki fark, tasarımın çözmesi gereken asıl sorunu gösterir.

Müşterileriniz sizi nasıl anlatıyor? Cevap, en iyi brif.

Berkay Çınar

02Sözlü kimlik nedir?

Kelimeler de bir kimliktir.

Sözlü kimlik, bir markanın nasıl konuştuğudur: hangi kelimeleri seçtiği, hangi tonda konuştuğu, kendini hangi cümleyle anlattığı. Görsel kimlik nasıl renkler ve yazı karakterlerinden oluşuyorsa, sözlü kimlik de kelimelerden ve tondan oluşur.

Sözlü kimlik üç parçadan oluşur. Birincisi, markayı özetleyen tek bir cümle. İkincisi, markanın tonu: resmî mi samimi mi, esprili mi ciddi mi, kısa mı ayrıntılı mı? Üçüncüsü, markanın kullandığı ve kullanmadığı kelimeler. Örneğin bir klinik “müşteri” yerine “misafir” demeyi seçebilir; bu küçük seçim, bütün iletişimin hissini değiştirir.

Sözlü kimlik netleşmeden yapılan logo tasarımı genellikle beğeni tartışmasına dönüşür. Netleştikten sonra ise tasarım kararlarını o cümleye göre değerlendirmek mümkün olur: Bu renk, bu cümleyi anlatıyor mu?

03Cümleden görsele

Bir cümleyi görsele nasıl çeviriyorsunuz?

Cümledeki her kelimenin bir görsel karşılığını arıyorum. “Kumaşı kesmeden önce prova yapan terzi” cümlesinde özen, sabır ve kişiye özel ölçü var. Bunlar tipografide dengeli ve sakin bir yazı karakterine, renkte abartısız ve sıcak tonlara, kompozisyonda bol boşluğa dönüşebilir.

Sonra bu kararları gerçek kullanım yerlerinde deniyorum: tabela, sosyal medya profil fotoğrafı, kartvizit, web sitesi, mobil ekran. Bir kimlik ancak bütün bu yerlerde aynı cümleyi anlatıyorsa tamamlanmış sayılır.

Logo ne zaman gerçekten gerekir?

Markanın tanınması gereken yer sayısı arttıkça. Tek bir dükkânı olan bir işletme yıllarca logosuz yaşayabilir; ama ikinci bir şube, bir e-ticaret sitesi ya da bir mobil uygulama geldiğinde markanın her yerde tanınabilir bir işarete ihtiyacı olur.

O noktada logo, zaten var olan kimliğin bir özeti olmalı; sıfırdan icat edilmiş bir şekil değil. En başarılı logo projeleri, insanların işletmeyi zaten nasıl tanıdığını görsel bir işarete çevirenlerdir.

04Ekranda marka sesi

Dijital ürünlerde sözlü kimliğin en çok göründüğü yer, kimsenin üzerinde uzun uzun düşünmediği küçük metinlerdir: düğmeler, hata mesajları, boş ekranlar, bildirimler. “Gönder” mi, “Mesajınızı iletin” mi? “Hata oluştu” mu, “Bir şeyler ters gitti, tekrar deneyelim” mi?

Arayüz tasarımında bu metinlere mikro metin deniyor ve kullanıcı deneyiminin önemli bir parçası. Marka sesini web sitesinin ana sayfasında koruyup form hatalarında robot gibi konuşan bir ürün, kullanıcıya iki farklı marka hissi verir. Bu yüzden kimlik projelerinde arayüz metinleri için de kısa bir rehber hazırlıyorum: hangi durumda nasıl konuşulur, hangi kelimeler kullanılmaz.

Tutarlılık, güvenin temelidir. Kullanıcı tabelada, sosyal medyada, sitede ve uygulamada aynı markayla konuştuğunu hissetmeli.

05Bir kimlik projesinin adımları

Bir marka kimliği projesini genellikle beş adımda yürütüyorum.

1. Dinleme: işletme sahibi, çalışanlar ve müşterilerle konuşmalar. Amaç, markanın bugün nasıl anlatıldığını duymak.

2. Cümle: konuşmalardan çıkan tekrarları tek bir cümlede toplamak. Bu cümle iç belge olarak kalır; her tasarım kararı ona göre değerlendirilir.

3. Ton ve kelimeler: markanın nasıl konuştuğu, hangi kelimeleri seçtiği ve hangilerinden kaçındığı.

4. Görsel dil: renkler, yazı karakterleri, logo ya da işaret, fotoğraf ve ikon dili. Her biri gerçek kullanım yerlerinde denenir.

5. Rehber: kimliğin nasıl kullanılacağını anlatan kısa ve pratik bir rehber. Büyük bir kitap değil; ekibin ve birlikte çalışılan herkesin hızlıca bakabileceği birkaç sayfa.

Bu adımların hiçbiri atlanabilecek kadar küçük değil. Özellikle ilk iki adım, sonraki bütün kararların hızını belirliyor. Cümle netse görsel tartışmalar kısa sürüyor; değilse her renk ve her şekil bir beğeni tartışmasına dönüşüyor.

06Sık yapılan hatalar

İlk hata, kimliği rakiplere bakarak kurmak. Rakiplerinizi incelemek faydalı ama onların dilini taklit etmek sizi kalabalığın bir parçası yapar. Kimlik, sizi onlardan ayıran şeyi anlatmalı.

İkinci hata, trendlere göre karar vermek. Bir yıl önce herkesin kullandığı renk ya da yazı karakteri, birkaç yıl sonra markanızı eskimiş gösterebilir. Kimlik kararları trendden çok markanın cümlesine dayanmalı.

Üçüncü hata, kimliği yalnızca logo sanmak. Logo yenilenir ama sosyal medya gönderileri, web sitesi, ambalaj ve müşteriye gönderilen mesajlar eski dille devam eder. Sonuç, iki farklı markanın aynı adla konuşması olur.

Dördüncü hata, kimliği teslimle bitmiş saymak. Kimlik yaşayan bir şeydir; yeni kanallar, yeni ürünler ve yeni ekip üyeleriyle birlikte düzenli olarak gözden geçirilmelidir.

07Kimlik ve dijital ürün

Bugün birçok marka için ilk temas noktası bir tabela değil, bir ekran. Bu yüzden kimlik tasarımı ile arayüz tasarımı arasındaki sınır giderek kalkıyor. Bir mobil uygulamanın ikonu, açılış ekranı, düğmelerinin köşe yumuşaklığı, bildirimlerinin dili ve hatta sayfalar arası geçişin hızı, markanın kim olduğunu anlatıyor.

UI/UX tarafında çalışan bir tasarımcı olarak kimlik projelerinde mutlaka dijital ürünü de düşünüyorum. Logo küçük bir uygulama ikonunda tanınabiliyor mu? Renkler hem açık hem koyu temada okunabiliyor mu? Yazı karakteri küçük ekranlarda ve farklı dillerde iyi görünüyor mu? Bu sorular, kimliğin yalnızca sunum dosyasında değil, kullanıcının elinde de çalışmasını sağlıyor.

08Sık sorulan sorular

Marka kimliği ile logo arasındaki fark nedir?

Logo, markanın görsel işaretidir. Marka kimliği ise logonun yanı sıra renkleri, yazı karakterlerini, görsel dili, tonu ve markanın kendini anlattığı cümleleri kapsayan bütündür. Logo, kimliğin yalnızca bir parçasıdır.

Logo tasarımı için tasarımcıya nasıl brif verilir?

Beğendiğiniz logoları göstermek yerine çözmek istediğiniz sorunu anlatın. Müşterilerinizin sizi nasıl anlattığını, kime hitap ettiğinizi ve logonun kullanılacağı yerleri (tabela, profil fotoğrafı, web sitesi, ambalaj) yazın.

Sözlü kimlik nedir?

Bir markanın nasıl konuştuğudur: markayı özetleyen cümle, iletişimin tonu ve tercih edilen ya da kaçınılan kelimeler. Sözlü kimlik, görsel kimlik kadar markanın tanınmasını sağlar.

Küçük bir işletmenin marka kimliğine ihtiyacı var mı?

Evet, ama büyük bir kitap gerekmez. Markayı anlatan tek bir cümle, birkaç renk, bir ya da iki yazı karakteri ve iletişim tonu için kısa notlar çoğu küçük işletme için yeterli ve güçlü bir başlangıçtır.

Marka kimliği ne sıklıkla yenilenmeli?

Belirli bir süre yok. Markanın hizmetleri, kitlesi ya da kanalları belirgin biçimde değiştiğinde kimliği gözden geçirmek gerekir. Çoğu zaman tamamen yenilemek yerine güncellemek yeterlidir.

Logo uygulama ikonunda da kullanılabilir mi?

Kullanılabilir ama çoğu zaman sadeleştirilmiş bir sürümü gerekir. Küçük boyutlarda ayrıntılar kaybolur; bu yüzden logonun küçük ekranlarda tanınabilir bir işaret hâli de tasarlanmalıdır.

Berkay Çınar
Yazar · Designer Berkay ÇınarUI/UX & Interaction Designer · Orta Asya

Masaüstü ve mobil; web ve uygulama arayüzleri tasarlayan serbest bir UI/UX ve etkileşim tasarımcısı. Ajans tarafında sanat yönetmenliği, ürün ve e-ticaret tarafında UX/UI tasarımcılığı yaptı. Çoğu zaman Orta Asya’da ül…

Bu yazı işinize yaradı mı?

Paylaşın

Bu yazı, yazarının kişisel deneyim ve görüşlerini yansıtır; Valent Mag’in görüşü olmak zorunda değildir. Valent Mag bir blogdur, haber ya da basın yayını değildir. Bir içerikle ilgili itirazınız varsa içerik kaldırma başvurusu yapabilirsiniz.

Yazara sorun

Aklınızda bir soru mu kaldı?

Sorunuzu Berkay Çınar ve diğer designer’lar yanıtlasın. Seçilen sorular adınızın baş harfleriyle yayımlanır.

Soru gönderin
Okumaya devam

Designer’lar yazıyor.

Tümü →

Çerezler

Sitenin çalışması için zorunlu çerezler kullanıyoruz. Reklamların bir kısmını Google gösterir: “Kabul et” derseniz ilgi alanlarınıza göre kişiselleştirilir, “Reddet” derseniz kişiselleştirilmemiş reklam görürsünüz. Çerez politikası