Perde Arkası · Designer

Logo tasarım süreci: brif, revizyon ve teslim

Logo siparişi verirken çoğu kişi sonucu düşünür, süreci düşünmez. Berkay Çınar ile logo tasarım sürecini briften teslim dosyalarına kadar, perde arkasından konuştuk.

YazarBerkay Çınar · UI/UX & Interaction Designer SektörHizmet Okuma6 dakika Yayın Güncelleme
Logo tasarım süreci: brif, revizyon ve teslim

01Her şey brifle başlar

Tasarım programı açılmadan önce yapılan konuşma, sonucun yarısını belirler.

Bir logo projesinde ilk adım nedir?

Brif. Yani markanın kim olduğunu, kime konuştuğunu ve logodan ne beklediğini anlatan kısa bir belge ya da görüşme. Brif olmadan başlayan bir logo projesi, tasarımcının tahminleriyle ilerler; müşteri de “bu değil ama ne olduğunu bilmiyorum” diyerek revizyon üstüne revizyon ister.

İyi bir brif uzun olmak zorunda değil. Ama birkaç soruya net cevap vermesi gerekiyor: Marka ne yapıyor ve rakiplerinden farkı ne? Hedef kitle kim? Logo en çok nerede kullanılacak: uygulama ikonunda mı, tabelada mı, ambalajda mı? Markanın kişiliğini anlatan üç kelime ne? Kesinlikle istenmeyen bir şey var mı?

Müşterinin beğendiği logo örnekleri getirmesi işe yarar mı?

Çok işe yarar; ama kopyalamak için değil, dili anlamak için. Müşteri beş logo getirdiğinde ben ona her birinde neyi beğendiğini soruyorum. Bazen rengi, bazen sadeliği, bazen yazı tipini seviyor. Beğenilmeyen örnekler de en az beğenilenler kadar öğretici: neyin istenmediğini bilmek, deneme sayısını ciddi biçimde azaltıyor.

Rakip logolarına bakmak da brifin bir parçası. Sektördeki herkes mavi ve yuvarlak hatlı logolar kullanıyorsa, farklılaşmak için iyi bir fırsat var demektir.

Logo bir çizim değil, bir karar. Brif, o kararın gerekçesidir.

Berkay Çınar

02Fikirden seçeneğe

İlk eskizler kâğıtta ya da tablette başlar; renk en son gelir.

Tasarım süreci nasıl ilerliyor?

Benim sürecim kabaca dört aşamadan oluşuyor. Araştırma: brif, sektör ve rakipler. Eskiz: çok sayıda kaba fikir, çoğunlukla siyah beyaz. Geliştirme: en güçlü iki üç fikrin dijitalde, farklı boyutlarda ve gerçek kullanım alanlarında denenmesi. Sunum: seçilen yönlerin müşteriye gerçek uygulamalar üzerinde gösterilmesi.

Siyah beyaz başlamanın bir nedeni var. Renk, zayıf bir formu güçlü gösterebilir. Siyah beyazda da ayakta duran bir logo, renkle daha da güçlenir. Ayrıca logo tek renkli baskılarda, damgalarda ve gravürde de kullanılacak; bunu baştan bilmek gerekiyor.

Müşteriye kaç seçenek sunulmalı?

Az ama güçlü. On seçenek sunmak cömert görünür ama genellikle karar vermeyi zorlaştırır ve müşteriyi farklı seçeneklerin parçalarını birleştirmeye iter: “Bunun ikonu, şunun yazısı, öbürünün rengi.” Bu birleşimler nadiren iyi sonuç verir.

Ben genellikle iki ya da üç yön sunuyorum ve her birinin neden o şekilde tasarlandığını brife dayanarak anlatıyorum. Logoyu boş beyaz bir sayfada değil; kartvizitte, web sitesinin üst kısmında, uygulama ikonunda ve telefon ekranında göstermek, müşterinin gerçek kullanımı hayal etmesini kolaylaştırıyor.

03Revizyon: kaç tane normal?

Bir logo projesinde kaç revizyon olmalı?

Sayının sözleşmede yazılı olması, sayının kendisinden daha önemli. Piyasada iki ya da üç revizyon hakkı yaygın. Burada “revizyon”un tanımı da net olmalı: seçilen yön üzerinde yapılan düzeltmeler mi, yoksa tamamen yeni bir fikir mi? İkincisi revizyon değil, yeni bir tasarım turu.

Revizyon sayısını sınırlamak müşteriye karşı katı olmak değil; projenin bir gün bitmesini sağlamak. Sınırı olmayan revizyon hakkı, hem tasarımcıyı hem de müşteriyi yoran ve sonunda kimsenin memnun olmadığı bir sürece dönüşebiliyor.

İyi bir revizyon geri bildirimi nasıl verilir?

Çözüm yerine sorunu anlatarak. “Logoyu biraz büyütelim” ya da “kırmızı yapalım” demek yerine, “uzaktan bakınca okunmuyor” ya da “yeterince enerjik hissettirmiyor” demek, tasarımcıya doğru çözümü bulma fırsatı verir. Belki sorun boyut değil, harf aralığıdır.

Geri bildirimi tek bir kişi toplayıp vermeli. Beş farklı kişiden gelen çelişkili yorumlar, tasarımı bir uzlaşma ürününe dönüştürür ve uzlaşma ürünü logolar genellikle kimseyi heyecanlandırmaz.

04Teslim: hangi dosyalar?

Bir logo tek bir dosya değil; farklı kullanımlar için hazırlanmış bir settir.

Logo tesliminde hangi dosyalar olmalı?

Bu, müşterilerin en sık eksik aldığı kısım. Tam bir teslim setinde şunlar olmalı:

Vektör dosyalar: SVG, PDF ve gerekiyorsa EPS ya da AI. Bunlar logonun her boyutta kalite kaybı olmadan kullanılmasını sağlar; tabela ve baskı işleri için şart.

Piksel dosyalar: şeffaf arka planlı PNG’ler, farklı boyutlarda. Web, sunum ve sosyal medya için.

Varyasyonlar: yatay ve dikey yerleşim, yalnızca ikon, tek renkli, koyu zemin için açık renkli sürüm.

Renk kodları: ekran için HEX ve RGB, baskı için CMYK ve gerekiyorsa Pantone.

Küçük boyutlar: site sekmesinde görünen favicon ve telefonda ana ekrana eklenince görünen ikon.

Logo kullanım kılavuzu gerekli mi?

Kısa bir tanesi bile çok işe yarar. Logonun etrafında bırakılması gereken boşluk, en küçük kullanım boyutu, hangi zeminlerde hangi sürümün kullanılacağı, yapılmaması gerekenler: esnetmek, döndürmek, gölge eklemek, rengini değiştirmek. Kılavuz, logonun bir yıl sonra da aynı şekilde kullanılmasını sağlar; özellikle markayla birden fazla kişi ya da ajans çalışıyorsa.

05Fiyat ve haklar

Logo tasarım fiyatını neler belirliyor?

Sürecin derinliği ve teslimin kapsamı. Yalnızca bir logo dosyası isteyen bir müşteri ile araştırma, birden fazla yön, revizyon, varyasyonlar ve kullanım kılavuzu isteyen bir müşteri aynı işi satın almıyor. Tasarımcının deneyimi, markanın büyüklüğü ve logonun kullanılacağı alanların çeşitliliği de fiyatı etkiliyor.

Çok ucuz logo tekliflerinde genellikle iki şeye dikkat etmek gerekiyor: hazır şablonların az değiştirilmiş hâli olup olmadığı ve teslimde vektör dosyaların verilip verilmediği. Vektör dosyası olmayan bir logo, ilk tabela siparişinde yeniden çizilmek zorunda kalır.

Logonun hakları kime ait oluyor?

Bunu sözleşme belirler; belirtilmemişse belirsizlik doğar. Müşterinin logoyu sınırsız ve süresiz kullanabilmesi, değiştirebilmesi ve marka olarak tescil ettirebilmesi için hakların devredildiğinin yazılı olması gerekiyor. Logoda kullanılan yazı tipinin ticari kullanım lisansı da kontrol edilmeli.

Logo kesinleşmeden önce Türk Patent ve Marka Kurumu’nun veri tabanında benzer bir marka olup olmadığına bakmak iyi bir alışkanlık. Tescil süreci için bir marka vekilinden destek almak, ileride yaşanabilecek sorunları önler.

06Logo dijitalde nasıl yaşar?

Bir logo dijital ortamda nasıl test edilmeli?

En küçük hâlinde. Bugün bir logonun en sık göründüğü yerler tarayıcı sekmesindeki küçük ikon, sosyal medya profil fotoğrafı ve telefon ekranındaki uygulama simgesi. Bu alanlar birkaç milimetre büyüklüğünde ve çoğu zaman yuvarlak ya da kare bir çerçeveye sığmak zorunda.

Bu yüzden logoyu masaüstü ekranında büyük boyutta beğenmek yetmiyor. 16 piksellik bir favicon’da, yuvarlak bir profil fotoğrafında ve koyu temalı bir telefon ekranında nasıl göründüğüne bakmak gerekiyor. İnce çizgiler kayboluyorsa, uzun bir marka adı okunmuyorsa, logonun yalnızca ikon ya da baş harften oluşan sade bir sürümünü hazırlamak şart.

Hareketli logo gerekli mi?

Her marka için değil, ama video ağırlıklı içerik üreten markalar için giderek daha yaygın. Videonun başında ya da sonunda birkaç saniyelik bir logo animasyonu, markayı akılda tutmanın etkili bir yolu. Bunu baştan düşünmek, logonun parçalarının hareket edebilecek şekilde tasarlanmasını sağlıyor. Ama animasyon, logonun kendisinden sonra gelir; durağan hâlinde güçlü olmayan bir logo hareketle kurtarılamaz.

07Sık sorulan sorular

Logo tasarımı ne kadar sürer?

Kapsama göre değişir. Basit bir proje birkaç günde, araştırma ve birden fazla yön içeren bir proje birkaç haftada tamamlanabilir. Sürenin büyük kısmını genellikle müşteri geri bildirimlerinin beklenmesi oluşturur; geri bildirim tarihlerini baştan takvime koymak süreci hızlandırır.

Yapay zekâ ile logo yapılabilir mi?

Fikir aşamasında ilham verebilir. Ama yapay zekânın ürettiği görseller genellikle vektör değil, küçük boyutta bozuluyor, tutarlı varyasyonları yok ve telif durumu belirsiz olabiliyor. Marka olarak tescil ettirmeyi düşündüğünüz bir logo için bir tasarımcının süzgecinden geçmesi gerekiyor.

Logo yenilemesi ne zaman gerekir?

Logo küçük boyutlarda okunmuyorsa, dijital ortamda kötü görünüyorsa ya da marka artık farklı bir şey yapıyorsa. Yenileme her zaman sıfırdan başlamak demek değil; tanınırlığı korumak için mevcut logonun sadeleştirilmesi çoğu zaman daha doğru bir yol.

Berkay Çınar
Yazar · Designer Berkay ÇınarUI/UX & Interaction Designer · Orta Asya

Masaüstü ve mobil; web ve uygulama arayüzleri tasarlayan serbest bir UI/UX ve etkileşim tasarımcısı. Ajans tarafında sanat yönetmenliği, ürün ve e-ticaret tarafında UX/UI tasarımcılığı yaptı. Çoğu zaman Orta Asya’da ül…

Bu yazı işinize yaradı mı?

Paylaşın

Bu yazı, yazarının kişisel deneyim ve görüşlerini yansıtır; Valent Mag’in görüşü olmak zorunda değildir. Valent Mag bir blogdur, haber ya da basın yayını değildir. Bir içerikle ilgili itirazınız varsa içerik kaldırma başvurusu yapabilirsiniz.

Yazara sorun

Aklınızda bir soru mu kaldı?

Sorunuzu Berkay Çınar ve diğer designer’lar yanıtlasın. Seçilen sorular adınızın baş harfleriyle yayımlanır.

Soru gönderin
Okumaya devam

Designer’lar yazıyor.

Tümü →

Çerezler

Sitenin çalışması için zorunlu çerezler kullanıyoruz. Reklamların bir kısmını Google gösterir: “Kabul et” derseniz ilgi alanlarınıza göre kişiselleştirilir, “Reddet” derseniz kişiselleştirilmemiş reklam görürsünüz. Çerez politikası